KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/2263 E., 2014/2959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2014
- Mahkemesi
- Gebze İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/07/2013
- Numarası
- 2013/312-2013/478
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüt gerçekleştiğinden tahliyeye karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 179/b maddesinde "erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda, erteleme süresince işleyecek olup, mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.
206'ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, iflasın ertelenmesi kararının verilmesinden sonra borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takibin yapılamayacağı, öncesinde başlamış bir takip varsa, başlayan takiplerin duracağı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2012 tarih ve 2012/6-238-2012/635 sayılı kararı ile [Görüldüğü üzere, bu hükümde (İİK.nun 179/b maddesi kastedilerek) iflasın ertelenmesi kararının davalara etkisinden söz edilmemiştir.
Bu durum karşısında; iflasın ertelenmesi üzerine borçlu hakkında "hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur" ise de, iflasın ertelenmesinden önce yapılan (veya tedbiren durdurulan) takiplere ilişkin olarak açılan iflas davası dışındaki, itirazın iptali, borçtan kurtulma gibi takiplere ilişkin davalara, dava bir takip işlemi olmadığından erteleme süresi içinde devam edilebileceği, ancak bu davalar sonucunda verilen ilama dayanarak takip yapılamayacağı konusunda doktrinde bir görüş bulunduğu gibi (Pekcanıtez, Hasan.
İflas Ertelenmesi, İBD 2005/2, s.344. Atalay, Oğuz Borca Batıktık ve İflasın Ertelenmesi, İzmir, s.152), benzer konuda Yargıtay kararları da bulunmaktadır. (Y.19.H.D. 26.01.2010 gün ve 2009/2694-2010/552. Y.15.H.D. 25.02.2008 gün ve 2007/4752-2008/1114)] görüşüne yer verilmiştir.
Olayımıza gelince; Davacı tarafından davalı hakkında 27.02.2013 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Davalı şirket tarafından davalı şirketin iflasının ertelenmesi için açılan Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/686 Esas sayılı dosyasında, 28.11.2012 günlü tedbir kararı ile davalı kiracı hakkında yapılmış, yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmiştir. Tedbir kararından sonra davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/2263, K. 2014/2959, 12 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama