KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/234 E., 2014/2510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Bozüyük İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/09/2013
- Numarası
- 2013/71-2013/70
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmemesi ve yasal süresi içerisinde kira parasının ödenmemesi nedeniyle İİK.nun 269/a maddesi gereğince kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden ve davadan haberdar olunmadığından bahisle temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Yönetmeliğin 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, duruşma davetiyesinin tebliğine ilişkin dava dilekçesi “.. Mahallesi 8.. Sokak .. Parkı” adresine tebliğe çıkartılmış olup Tebligatın adresin kapı olduğundan ve M. Ü..'ın beyanına göre Tebligat Kanunun 21. maddesi gereğince tebliğ evrakının Mahalle Muhtarlığına teslim edildiği ve M. Ü..'a haber verildiği belirtilmişse de, haber verilen kişinin muhatabın hangi sıfatla beyanda bulunduğu (kapıcı, yönetici, komşusu v.s) tevsik edilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zuhul olunması doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/234, K. 2014/2510, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama