KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/2692 E., 2014/12623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/12/2013
- Numarası
- 2011/156-2013/344
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, dosyada pullarının olmadığı görüldüğünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
31.08.2009 tarihinde açılan asıl dava; davalının işlettiği işletmenin cirosunun %6 sının tespiti, 01.09.2009 tarihinde açılan ve 09.09.2009 tarihinde birleşen dava, ortaklık sözleşmesinin feshine, davacının kullanımında bulunan taşınmazın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 31.08.2009 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında yazılı ortaklık sözleşmesi olduğunu, davalının sözleşme gereğince ödemesi kararlaştırılan ortaklık payını ödemediğini belirterek işletmenin cirosunun belirlenmesini talep etmiş, 09.09.2009 tarihli kararla birleşen dosyada ise 01.09.2009 tarihinde açtığı dava ile ortaklık sözleşmesinin feshine, davacının kullanımında bulunan taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dava kira alacağının tahsili ve tahliye istemine ilişkin olduğundan, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 23.12.2013 tarihinde görevsizlik kararı verilmiştir.
Asıl dava, 31.08.2009 birleşen dava ise 01.09.2009 tarihinde açılmış olup, Her ne kadar 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.'nun 4.maddesinde; “...kira ilişkisinden doğan alacak davalarında değerine bakılmaksızın” Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiş ise de, 6100 sayılı HMK.'nun geçici 1/1 maddesinde, “bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinin, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalarda uygulanmayacağı” düzenlenmiştir. Bu nedenle mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken 4 yıldan uzun bir süre yargılama yapılmasından sonra yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/2692, K. 2014/12623, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama