KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/3365 E., 2014/3814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/06/2013
- Numarası
- 2013/243-2013/646
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin reddedilmesi üzerine, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, eski malik ile davalı arasında düzenlenmiş 01.05.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak 01.03.2013 tarihinde yapmış olduğu icra takibi ile Mayıs 2012-Ocak 2013 arası kira paralarının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresi içinde, alacaklıyı tanımadığını ve borcu bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmiştir.
Davalı borçlu itirazında, icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzasını açık ve kesin olarak reddetmemiştir. Davalı borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır.
Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına ve alacağın miktarına karşı çıkmadığına göre, kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. Bu durumda alacaklı davacının itiraz üzerine icra takibinde dayandığı kira sözleşmesine istinaden itirazın kaldırılmasını istemesinde bir usulsüzlük yoktur.
Bu itibarla mahkemece, işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/3365, K. 2014/3814, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama