KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/3688 E., 2014/4291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/12/2013
- Numarası
- 2013/165-2013/770
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan 01/05/2001 tanzim tarihli devir sözleşmesi, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş, sözleşmeye konu edilen büfenin işletme hakkı, 12/02/2011 ve 11/02/2006 tarihleri arasında yürürlükte kalmak kaydı ile davalıya devir edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde sözleşmeye konu büfe-cafe işletmeciliğinin 12/02/2013 tarihinde sona erdirileceğinin davalı tarafa ihtar ile bildirilmesine rağmen, halen kiralanan boşaltılmadığından bahisle kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkeme davacının talebini, Borçlar Kanununun 350/2 maddesi hükümleri gereğince değerlendirerek tadilat projesinin verilen kesin sürede ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Yazılı kira sözleşmesinde kiralananın vasfının büfe olduğu açıklanmakta ise de, dosya kapsamından, kiralananın, Türk Borçlar Kanununun birinci bölümünde düzenlenen genel hükümlere mi yoksa ikinci bölümde düzenlenen Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları Hakkındaki Yasa hükümlerine mi tabi olduğu anlaşılamamaktadır.
Mahkeme öncelikle ilk kiracı ile yapılan kira sözleşmesinin taraflardan temin edilerek davalıya kiralanan yerin belirlenmesi, kiralananın niteliğinin saptanması için mahallinde keşif yapılarak, olayda Borçlar Kanununun genel hükümlerinin mi (adi kiraya ilişkin) yoksa çatılı işyeri kiraları yasa hükümlerinin uygulanacağının tespit edilmesi ve uygulanacak yasa hükmü belirlendikten sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/3688, K. 2014/4291, 3 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama