KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/3953 E., 2014/5717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/02/2014
- Numarası
- 2013/738-2014/145
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağından dolayı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl dava yönünden davalının itirazının 3.300 TL, birleşen dava yönünden davalının itirazının 2.750 TL üzerinden iptaline, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve davalının tahliyesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının asıl davadaki icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra İflas Yasasının 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir düzenlemesi bulunmaktadır.
Mahkemece hüküm fıkrasında ayrım yapılmadan her iki dava yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına ilişkin hüküm kurulmuş ise de; davacı vekilinin asıl davaya ait dilekçesinde ve yargılama süresince bu davaya yönelik veya her iki dava yönünden tekrar niteliğinde böyle bir tazminat isteğinde bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle mahkemece asıl dava yönünden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/3953, K. 2014/5717, 5 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama