KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/4050 E., 2014/5491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/02/2014
- Numarası
- 2013/1079-2014/182
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalının takip konusu olan kira bedellerini ödemediğini belirterek davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, aylık kira bedelinin 16.500 TL değil, 3.500 TL olduğunu savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.03.2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin imza kısmında “kiraya veren B. D. adına vekaleten A.. D..” ibaresi yer almaktadır.
Kiraya veren B. D. olduğuna göre, icra takibi ve buna bağlı olarak davanın B.D. tarafından açılması gerekirken, vekaleten sözleşmeyi imzalayan A.. D.. tarafından kendi adına icra takibi başlatılmış ve buna bağlı olarak da dava açılmıştır. Davacı olarak A.. D..’in kendi adına icra takibi başlatma ve dava açma ehliyeti yoktur. Mahkemece, kiralayan tarafından açılan dava bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/4050, K. 2014/5491, 29 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama