KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/4989 E., 2015/457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/01/2014
- Numarası
- 2012/351-2014/94
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 17.000 TL asıl alacak ve 250.21 TL işlemiş faizi üzerinden iptaline, takibin devamına, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile, bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir.
Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Davadaki uyuşmazlık da, 09.05.2012 başlangıç tarihli ve iki ay süreli kira sözleşmesi gereğince kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olup, dava 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 27.08.2012 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli sulh hukuk mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/4989, K. 2015/457, 20 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama