KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/5014 E., 2014/8116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/10/2013
- Numarası
- 2013/239-2013/380
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı vekilinin, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatmış olduğu icra takibine, davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleşmesi üzerine, davacı alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurarak, kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece kiralananın hâsılat kirası hükümlerine tabi olduğu kabul edilerek ödeme emrinde, borçluya altmış gün süre tanınması gerekirken, otuz günlük süre tanınmış olması nedeniyle, istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1/2/1995 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanununun genel hükümleri veya çatılı işyeri mi yoksa hâsılat kirası hükümlerine mi tabi olduğu konusunda toplanmaktadır. Sözleşmede, kiralananın cinsi “gıda maddeleri satış yeri, kargir mağaza” olarak belirlenmiştir.
Kiralananın bu şekilde nitelendirilmiş olması, kiralananın hasılat kirası hükümlerine tabi olduğunu göstermez. Kira ilişkisine Borçlar Kanununun hasılat kirasına dair hükümlerinin uygulanabilmesi için, kiralananın demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiralanmış olması ve işletme hakkının devredilmiş bulunması gerekir.
Takibe dayanak yapılan 1/2/1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin içeriğinden kiralananın işletme hakkı ile birlikte kiralandığı açıklanmadığına göre Borçlar Kanununun genel veya çatılı işyeri hükümlerine tabi olduğunun kabulü ile borçlu kiracıya ödeme emrinde otuz günlük ödeme süresi tanınmış olmasına rağmen borçlunun itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği ve ödemede yapılmadığı göz önünde bulundurularak istemin kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5014, K. 2014/8116, 19 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama