KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/5834 E., 2015/700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/02/2014
- Numarası
- 2013/322-2014/197
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tenzili, tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık kiralananda sonradan çıkan ayıp nedeniyle kira parasının tenzili, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL müspet ve menfi zararın tahsili ile 20.000 TL manevi tazminatın tahsili ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, delilerin mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kira parasının tenzili istemine ilişkin temyiz itirazına gelince. Davacı dava dilekçesinde ... Yat Limanında yürütülen inşaat çalışması nedeniyle taşınmazın fiilen kullanımının önemli ölçüde azaldığından bahisle kira bedelinde %70 oranında indirim isteminde bulunmuştur. Davalı davanın reddini istemiştir. Mahkemece geçmişe yönelik kira bedeli indirimi istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava tarihi itibarı ile geçerli olan ve TBK 305.
Maddesine göre davacı kiralanan sonradan ayıplı olması durumunda kiraya verenden ayıpların giderilmesini ve ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını yada zararının giderilmesini isteyebilir. Aynı madeninin son fıkrasında ise önemli ayıp durumunda kira sözleşmesinin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Davacı kira sözleşmesinin feshini istememiştir.
Davacının dava tarihinden itibaren kiralananda sonradan meydana gelen ayıp oranında indirim istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece işin bu yönden esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5834, K. 2015/700, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama