KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/5960 E., 2014/8137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/04/2012
- Numarası
- 2011/285-2012/150
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve apartman giderlerinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan H.. D.. tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm davalı H.. D..'a 21.05.2012 tarihinde tebilğ edilmiş, temyiz dilekçesi yasal onbeş günlük süreden sonra 25.01.2013 tarihinde verilmiş ise de, davalının adres kayıt sistemindeki adresine yapılmayan tebligat Tebligat Kanunu 21. Maddesine göre usulüne uygun olmadığından davalının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosyadaki bütün kağıtlar okundu, gereği düşünüldü.
Tebligat Kanunun'da 6099 sayılı yasayla yapılan değişiklik, 14.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü, T.K.'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,
o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümlerini içermektedir.
Olayımıza gelince; davalı H.. D..'a dava dilekçesi, Tebligat Kanunu 21. Maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen kayda göre tebilgat yapılan adresin davalının adres kayıt sistemindeki adresi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tabligat geçersiz olup, davada taraf teşkilinin sağlandığından sözedilemez. Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5960, K. 2014/8137, 19 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama