KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/6257 E., 2015/1735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/02/2014
- Numarası
- 2013/30-2014/96
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, davacının kira alacaklarının tahsili için hakkında yapılan icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile, bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir.
Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Davadaki uyuşmazlık da, davacının sözlü kira sözleşmesine dayanılarak kira alacaklarının tahsili için hakkında yapılan icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, dava 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 14.01.2013 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli sulh hukuk mahkemesine göndermesi gerekirken,işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6257, K. 2015/1735, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama