KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/6419 E., 2015/2526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- Adilcevaz Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/03/2014
- Numarası
- 2013/72-2014/9
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Somut olayda. Her ne kadar davacı alacaklı vekili 09/02/2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile kira alacağının tahsilini talep etmiş ise de, 25/02/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının dava konusu taşınmazı haklı bir nedene dayanmaksızın işgal ettiğini,bu durumun yargılama sürecinde ortaya çıktığını belirterek geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiş,
04/03/2013 tarihinde de ıslah harcını yatırmıştır.Davacı vekili ise taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını kabul ederek ecrimisil bedeli talep ettiğine göre artık uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı kabul edilemez.Görev kamu düzenine ilişkin olup bu husus yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.
Yukarıda izah edildiği üzere dava tarihi itibariyle talep edilen alacak miktarı da dikkate alındığında dosyanın görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken Sulh Hukuk Mahkemesince işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6419, K. 2015/2526, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama