KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/6977 E., 2015/2841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/03/2014
- Numarası
- 2013/479-2014/194
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hak ve nesafet esaslarına göre kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, 01/09/2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kiralananın aylık kira parasının net 668 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili 01.09.1998 tarihli kira sözleşmesine dayanarak 10.10.2011 tarihinde açtığı dava ile taşınmazın aylık kira bedelinin 01.09.2011 tarihinden itibaren aylık net 700 TL olarak belirlenmesi isteminde bulunmuş, bilirkişi kurulu raporlarında taşınmazın aylık kirasının 01.09.2011 tarihinde boş olarak kiraya verilmesi halinde net 668 TL, brüt 835 TL olacağını bildirmişlerdir. Kira parası en son 2006 yılında taraflarca 310 TL olarak belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece hak ve nesafet esaslarına göre kira bedelinin belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak hak ve nesafet esaslarına göre kira bedeli belirlendiğine göre 18.11.1964 tarihli, E/2, K/4 sayılı içtihadı birleştirme kararında belirlendiği üzere (TBK 344/3) bilirkişiler tarafından belirlenen kira bedelinden davalının eski kiracı olması da dikkate alınarak mahkemece hak ve nesafet indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde bilirkişilerce belirlenen miktarın aynen kabul edilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6977, K. 2015/2841, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama