KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/6994 E., 2014/10060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/06/2013
- Numarası
- 2013/140-2013/221
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık teminat senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davaya konu mecuru 01.01.2006 tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile kiraladığını, kiralarken 23.11.2005 tarihinde senet protokolü yaparak 10.000 dolar miktarlı teminat senedini davalıya verdiğini, teminat senedinin zarar ziyan ve vergi borçları için verildiğini, daha sonraki yıllarda davacı kiracının kiralananı tahliye ettiğini, hiçbir vergi borcu ve zarar ziyanın da oluşmadığını, ancak senedin müvekkiline iade edilmeyip, kiralayan davalı tarafından gerçeğe aykırı olarak doldurulup ciro edilerek 3. kişiye verilip icraya konulduğunu,
müvekkilinin senet bedelini ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile cebri icra nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 21.638.17 TL nin ödeme tarihi olan 19.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ve %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddine savunmuştur.
Davaya konu senedin teminat senedi olduğunu davacı kiracının yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Takibe konulan senedin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin her hangi bir ibare yazılmadığı gibi senet protokolünde de senedin tarih ve vadesinin yazılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafından senedin teminat senedi olduğu yazılı bir belge ile kanıtlanamamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmaktadır. Mahkemece davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6994, K. 2014/10060, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama