KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/7184 E., 2014/9212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/03/2014
- Numarası
- 2013/520-2014/174
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
İcra Mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kesinleşmiş icra takibinden kaynaklanan temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 01/09/2012 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Aylık kira bedelinin 300 TL olduğu da tarafların kabulündedir. Davacı alacaklı tarafından 16/07/2013 tarihinde başlatılan haciz ve tahliye istemli icra takibi üzerine düzenlenen ihtarlı ödeme emri davalı borçluya 19/07/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, yasal süre içerisinde itirazda bulunulmadığından icra takibi kesinleşmiştir.
Davalı, 10/04/2013 tarihinde 300 TL nisan kirası, 10/06/2013 de 350 TL kiraya mahsuben açıklamasıyla ödemede bulunmuş, 30 günlük yasal süre içinde başka ödemesi olmamıştır. Davalı tarafında kiraya mahsuben önceki kiracının elektrik ve su borçlarını, zorunlu deprem sigortasını ödediği belirtilmişse de kiraya mahsuben bu ödemelerin yapılacağı hususunda bir anlaşma olduğu ispat edilememiştir.
Mahkemece, 2013 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarının kira bedellerini takip tarihinden önce ödemiş olduğu, temerrüdün gerçekleşmediği, tahliye şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun 269/a maddesi; "Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse, ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine İcra Mahkemesince tahliyeye karar verilir" hükmünü içermektedir. Davalı 30 günlük ödeme süre içinde borcun tamamını ödememiştir. Bu durumda davalı borçlu yönünden temerrüt gerçekleşmiş olduğundan mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/7184, K. 2014/9212, 9 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama