KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/8109 E., 2014/9840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 07/10/2013 gün ve 2013/11610-2013/13636 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı kefil ...’nın itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece sözleşmede kefilin süre ve miktar olarak sorumlu olduğu kısmın açık ve net tespit edilmediği gerekçesi ile istemin reddine dair kararın onanması üzerine davacı vekilince karar düzeltme istenmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.11.2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli ve aylık 5.000 TL bedelli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı ... müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi Borçlar Kanunu’nun 484.
(TBK 581ve dv.) maddesi hükmü gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Davalı ... sözleşmeyi ortak zincirleme kefil olarak imzalamış ve sözleşme süresi 5 yıl olarak kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından 2012 yılı 8, 9, 10, 11, 12. aylar kira bedelleri talep edildiğine göre müteselsil kefilin talep edilen kira bedellerinden sorumlu olacağı göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/8109, K. 2014/9840, 16 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama