KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/9702 E., 2015/8496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/03/2014
- Numarası
- 2013/692-2014/326
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile kiralananın 14.01.2013 tarihinde tahliye edilmesi gerekirken 21.2.2013 tarihinde tahliye edildiğini ve sözleşmenin 20. Maddesi gereğince her gün için kira bedelinin üç katının cezai şart olarak kararlaştırıldığını belirterek 173.020,14 TL ceza tutarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere delilerin mahkemece takdir olunarak karar verildiğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının esasa ilişkin temyiz itirazına gelince. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 14.01.2010 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözleşmenin özel şartlar 20.maddesinde “ işletme müddeti bittiğinde veya herhangi bir sebeple mukavele bozulduğu takdirde işletilen yeri işletici her türlü hasar ve noksansız olarak boşaltıp anahtarını bir teslim makbuzu mukabilinde Belediye Emlak ve İstimlâk Müdürlüğüne teslim etmeye mecburdur.
Böylece boşaltmadığı tarihten itibaren anahtarın teslimi gününe kadar geçecek her gün için mukavelede yazılı kira bedelinin üç katı neticesinde kiralanan yerde görülecek bozukluk veya noksanlık zarar ve hasara karşılık olarak tespit edilecek parayı da bahanesiz ödeyecektir. …” şeklinde kararlaştırılmıştır. Mahkemece 20. maddenin münhasıran geç teslime ilişkin olmayıp taşınmazın hasarına ilişkin olarak düzenlendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar sözleşme maddesinin kaleme alınışında ifade bozukluğu olsa da maddenin hem cezai şart, hem de hasar bedelinin karşılanması için düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda geç teslim halinde cezai şart ödeneceğine ilişkin kararlaştırılan bu madde tarafları bağlar. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9702, K. 2015/8496, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama