KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/10141 E., 2016/5369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.423 TL nin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davalıların murisinin kendisine ait tarlayı ekip biçtiğini, 2012 yılına kadar icar bedellerini ödediğini, 2013 yılı icrar bedelini ödemediğini ileri sürerek 2.700 TL alacağın davalı mirasçılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazın tapusunun davacıya ait olmadığını, murisin ise sağlığında tüm icar bedellerini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.423 TL nin tahsiline karar verilmiştir.
Davacı 20.02.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; davaya konu tarlanın tamamının kızı ...' na ait olduğunu, kızından aldığı vekalet ile davaya konu taşınmazı kiraya verdiğini belirtmiş ve ekinde vekaletname ve tapu sureti sunmuştur. Davaya konu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden tamamının dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, ... Noterliği' nin 22.10.2007 tarih ve 9105 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davacıya, kızına ait taşınmazlar için satış, kiraya verme yetkisi verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler, şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilebilmesi için,bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir.Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa,dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan(husumetten) reddedilir.
Davacının 20.02.2014 tarihli dilekçesi ve dosyaya sunduğu belgelerden kiralama işlemini vekaleten yaptığı, ancak davayı kendi adına açtığı anlaşılmakla davacının aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/10141, K. 2016/5369, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama