KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/1030 E., 2015/2701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Mahkemesi
- Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/11/2014
- Numarası
- 2014/181-2014/868
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yeni malik tarafından icra takibine ve davaya dayanak yapılan 15.09.2003 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin varlığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, 06.01.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile Aralık 2013 ayı kira parasından bakiye 3.406,56 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili yasal süresindeki itirazında dayanak sözleşmenin 16.08.2004 tarihli yeni bir kira sözleşmesi ile bertaraf edilmesinden bahisle dayanak sözleşmenin kabul edilmediğini, tüm kira bedellerinin ödenmiş olması sebebiyle borcun bulunmadığını belirtmiştir.
İİK.nun 269.maddesi uyarınca davalı borçlu itirazında dayanak kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmediğinden akdi kabul etmiş sayılır. Davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunabilir. Bu durumda borçlu ne maksatla olursa olsun birden Fazla kira sözleşmesi imzalandığı hususunu icra mahkemesinde artık ileri süremez. Davalının, takip konusu borcun ödendiğini İİK.nun 269/c maddesinde nitelikleri belirtilen belgelerden biri ile kanıtlaması gerekir. Bu nedenle, olayda yargılamayı gerektiren bir durum olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece kira sözleşmesi dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, konunun yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/1030, K. 2015/2701, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama