KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/1045 E., 2015/1822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/10/2014
- Numarası
- 2014/490-2014/714
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili ve kiralanın tahliyesi amacıyla yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından 01.05.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine istinaden 01.04.2014 tarihinde başlatılan icra takibinde, aylık 981,00 TL den ödenmeyen 2014 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin toplam 2.943,00 TL kira bedelinin tahsili istenilmiştir.
Ödeme emrinin 04.04.2014 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlu vekili “aylık kira bedelinin 981,00 TL değil, 900,00 TL olduğunu, 2014 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedellerinin alacaklının banka hesabına ödediğini” belirterek borca itiraz etmiştir. Davalı borçlu kiraya veren sıfatına itiraz etmemiştir. Bu durumda İİK.nun 269/2.maddesi gereğince kira ilişkisi kesinleşmiştir.
Davacı alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye istemli dava dilekçesinde, davalı borçlunun kabul ettiği aylık kira bedeli üzerinden de ödemenin eksik olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı, itirazında kabul ettiği 900,00 TL üzerinden kira bedellerini ödediğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belge ile ispat etmelidir.
Bu durumda mahkemece, işin esası incelenerek ve davalının kabul ettiği miktarı ödeyip ödemediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığı ve kira miktarının ihtilaflı olduğu ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/1045, K. 2015/1822, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama