İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/10631 K.2016/2504

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat ve alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan .... tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen…

Esas2015/10631Karar2016/2504Tarih29 Mart 2016Okuma6 dk · 1.228 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2015/10631 E., 2016/2504 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2016
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Dava türü
Tazminat-Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.228 kelime·6 dk okuma

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat ve alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan .... tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalılar vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, alt kiracı tarafından, asıl kiracı ve asıl kiraya verenler aleyhine kira sözleşmesinin süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle oluşan davacı zararının tazmini amacıyla açılan tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.

Mahkemenin davalı asıl kiraya verenler ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının kiraya vereni olan asıl kiracı .... hakkındaki davanın reddine ilişkin ilk kararının Dairemizce bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece,bozma ilamına uyulduktan sonra verilen son kararda davalı asıl kiraya verenler ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının kiraya vereni olan asıl kiracı .... hakkındaki davanın kısmen kabulüne,10.557 TL kar kaybı,

9.568 -TL işletme yatırım zararı toplamı olan 20.125 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili,dava dilekçesinde.

Davalı ....nin 01/09/2008 tarihli kira sözleşmesi ile diğer davalılar ....'den kiraladığı ...'deki 800 m2 lik alan içinde kalan 16 no'lu bağımsız bölümü 11.12.2009 tarihli 3 yıl süreli alt kira sözleşmesi ile davacıya kiraladığını,davalıların 16.04.2010 tarihinde ilk kira sözleşmesini karşılıklı olarak anlaşarak feshetmeleri nedeniyle alt kira sözleşmesinin de sona erdiğini taşınmazda işgalci olduğunun ve bu nedenle ecrimisil talep edileceğinin bildirilmesi üzerine kiralananın 01.06.2010 tarihinde tahliye ettiğini belirterek davacıdan tahsil edilen kira paralarının iadesini,davacının kira sözleşmesinin 3 yıl süreceği inancıyla yapmış olduğu

ancak boşa giden yatırım masraflarını, yoksun kalınan kâr ve işletme değerinde meydana gelen eksilmelerden oluşan davacı zararının bilirkişi incelemesi ile belirlenerek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili,yargılama sırasında alacak kalemlerini ayrı ayrı belirterek, 15.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile,10.557 TL kar kaybı, 9.568 TL yatırım bedeli, 2.500 TL işletme değerindeki eksilme ve ödenmiş olan kira ve komisyon bedeli 2500 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, davacının alt kiracı olması nedeniyle dava açma hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece asıl kiraya veren davalılar ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle, davacının kiraya vereni olan asıl kiracı .... hakkındaki davanın ise ilk kira sözleşmesinin sona ermesi halinde alt kira sözleşmesi de sona ereceğinden, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunmadığı,

davalıların asıl kira sözleşmesini davacı alt kiracıyı zarara uğratmak amacıyla feshettiklerinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.1.2014 tarihli ilam ile “...davalılar ...'nin, asıl (ilk) kira sözleşmesinin kasten kendisine zarar vermek kastıyla, sona erdirdiğini kanıtlayamamasına göre davacının, davalılar ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine”, davacının asıl kiracı .... hakkındaki dava yönünden ise “... alt kiracının kiraya vereni (ilk kiracı), alt kira sözleşmesi gereğince alt kiracıya, ayıba ve zapta karsı tekeffül,

kiralananı kullanılmaya uygun bir şekilde bulundurma gibi borç ve yükümlülükleri bulunmaktadır. Somut olayda davalılar arasındaki asıl sözleşme 01.09.2008 başlangıç tarihli 3 yıl süreli olup, davacının kiraya vereni (ilk kiracı), asıl kira sözleşmesi süresi sona ermeden, 06.04.2010 tarihinde Asıl (ilk) kira sözleşmesini diğer davalı ilk kiraya veren ile anlaşarak, karşılıklı olarak süresinden önce feshetmiştir.

Bu durumda, davalıların davacıya zarar verme kastıyla hareket ettikleri kanıtlanamamış olsa dahi, davalı ilk kiracı asıl sözleşmeyi süresinden önce feshederek, sözleşmenin süresinde önce sona ermesine neden olmuş ve alt kira sözleşmesinden kaynaklanan zapta karsı tekeffül, kiralananı kullanılmaya uygun bir şekilde bulundurma yükümlüklerini bu şekilde sözleşmeye uygun yerine getirmemiştir.

Bu nedenle alt kira sözleşmesinin süresinden önce sona ermesine neden olan davalı, davacı alt kiracının sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle uğradığı zararlardan sorumludur. Mahkemece davacının talep ettiği zarar kalemleri ayrı ayrı değerlendirilerek, talep edilebilecek zarar kalemleri ve miktarı belirlenerek, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekir...” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen 02.10.2014 tarihli son kararda davalı asıl kiraya verenler ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davacının kiralayanı olan asıl kiracı .... hakkındaki davanın kısmen kabulüne,10.557 TL kar kaybı, 9.568 -TL işletme yatırım zararı toplamı olan 20.125 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

1-Davalı .... vekilinin kâr kaybı alacağına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Yasasının 96. Maddesine (01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK.nun 112. maddesi) göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.

Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır: kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.

Kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir.

Uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamı gereğince alt kira sözleşmesinin süresinden önce sona ermesine neden olan davalı, davacı alt kiracının sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle uğradığı zararlardan sorumludur. 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nunun 249. maddesinde(6098 sayılı TBK.nun 301. maddesi) düzenlenen kiralananın kira süresi boyunca kiracının kullanımına sunulması yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir.

Bu durumda kiracı kusursuz olduğunu kanıtlayamayan kiraya veren davalıdan kâr kaybı zararı adı altında bir miktar paranın kendisine ödenmesini isteyebilir.

Ancak mahkemece kâr kaybı hesabı yapılırken davacı kiracının dava konusu kiralanan ile aynı vasıf ve özelliklere sahip başka bir taşınmazı aynı şartlarda ne kadar sürede kiralayabileceği bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu süre ile sınırlı olarak kâr kaybı alacağına hükmedilmesi gerekirken kira süresi sonuna kadar olan kâr mahrumiyetinin hesaplandığı bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.

2-Davalı .... vekilinin işletme yatırım zararına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının kira sözleşmesinin 3 yıl süreceği inancıyla yapmış olduğu ancak boşa giden yatırım zararları,masrafların, yoksun kalınan kâr ve işletme değerinde meydana gelen eksilmelerden oluşan davacı zararının bilirkişi incelemesi ile belirlenerek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra yargılama sırasında davacı vekili 15.10.2012 tarihli ıslah ve açıklama dilekçesi ile taleplerini açıklayarak 10.557 TL kâr kaybı, 9.568 TL yatırım bedeli,

2.500 TL işletme değerindeki eksilme ve ödenmiş olan kira ve komisyon bedeli 2.500 TL'nin davalılardan tahsilini istediğini bildirmiştir. Davacı tarafın “yatırım bedelinden kaynaklanan zarar” talebi ile hangi zararların talep edildiği tam olarak anlaşılamadığı gibi mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki yatırım bedelinden kaynaklanan zarar hesabı da anlaşılamamıştır.

Mahkemece, davacı tarafa yatırım bedelinden kaynaklanan zarar talebinin açıklattırılarak gerektiğinde bu konuda yeniden uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp davacı tarafın açıklamaları doğrultusunda varsa davacının yatırım zararının Yargıtay denetimine elverişli, somut verilere dayalı olarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, somut verilere dayanmayan yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı .... yararına takdir olunan 1.350.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/10631, K. 2016/2504, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10631
Karar No
2016/2504
Tarih
29 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/10631 K.2016/3170
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/10632 K.2016/2887
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/10632 K.2016/3172
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/10632 K.2016/4397
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/10633 K.2016/3757
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/10634 K.2016/3246

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.