KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/10775 E., 2016/6357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, davacı kiralayan tarafından kiracı ve kefil aleyhine açılan 18.900-TL kira bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine, birleşen dava ise yine davacı kiralayan tarafından davalı kiracı ve kefil aleyhine açılan 3.181,50-TL kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece her iki davada da yapılan ödemeler dikkate alınmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı kefil ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen...3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/902 Esas sayılı davada verilen hükme davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik davalı kefil vekilinin temyiz itirazlarına gelince; takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 31.10.2009 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesini davalı ... kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalı kiracı ve kefil hakkında 2009 yılı ödenmeyen 18.900-TL kira bedelinin tahsili için takip başlatılmıştır.
Kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Borçlar Kanununun 484 maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefalet ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi için geçerlidir.
Öte yandan davalının kefaleti, Borçlar Kanununun 493. maddesi uyarınca sınırlı süreli bir kefalet olup anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse, yahut takibatına uzun müddet ara verirse, kefil kefaletten beri olur. Olayımızda sözleşme süresi 31.10.2009 tarihinde bitmiş olmasına rağmen, icra takibi 29.01.2010 tarihinde başlatılmıştır.
Sözü edilen süre hak düşürücü süre olmasına nazaran mahkemece davalı kefil hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kefil hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/10775, K. 2016/6357, 2 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama