KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/1158 E., 2015/1506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/12/2014
- Numarası
- 2014/82-2014/442
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı C.. T.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kiracı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı kefil yönünden itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmiş, karar davalı kefil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; takibe konu kira bedellerinin davalılar tarafından ödenmediğini, itirazın haksız olduğunu belirterek davalıların itirazının kaldırılmasına ve davalı kiracının tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalı kiracı yönünden davayı atiye bıraktıklarını beyan etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Davalı Cahit Yalçın Türker sözleşmeyi Türk Borçlar Kanun'unun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 01.06.2013 tarihinde imzalamıştır. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Takibe konu kira sözleşmesinde TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesi geçersizdir.
Bu durumda mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/1158, K. 2015/1506, 18 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama