KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/1185 E., 2015/10651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2014
- Numarası
- 2014/512-2014/1062
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan 1.5 aylık kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı ile 01.06.2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, davalının 15.04.2014 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, taşınmazı yeniden 01.06.2014 tarihinde kiraya verebildiğini belirterek 1.5 aylık kira kaybı olarak 22.500 TL nin tahsilini istemiştir. Davalı tahliyeye kadar tüm kiraları ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece erken tahliye nedeniyle davacının 1.5 aylık kira bedeli talebinin makul olduğu, bilirkişi incelemesi yapılmasının usül ekonomisine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kiracının, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 325.maddesi uyarınca kira sözleşmesinden doğan borçları kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114. maddesinde (Mülga 818 Sayılı BK.nun 98. maddesi) göndermesi ile aynı Kanun'un 52. maddesi (Mülga BK.nun 44. maddesi) uyarınca kiraya verenin de zararın artmasına neden olmaması gerekir. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 8. maddesinde kiracı kiralananı boşaltmak isterse en az bir ay evvelinden kiraya verene yazılı olarak bildireceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların sözleşme ile feshi ihbar süresini bir ay olarak belirlemiş olduğu dikkate alınarak bir aylık kira alacağına hükmedilmesi gerekirken bu süre aşılarak 1.5 aylık makul süre kira alacağına hükmedilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/1185, K. 2015/10651, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama