KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/12716 E., 2016/231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/07/2014
- Numarası
- 2013/407-2014/286
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacıya ait hizmet tahsisli konutta davalının oturduğu döneme ait elektrik,su ve ısınma giderinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın koşulları oluşmadığından esastan reddine karar verilmiş, hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davalının, 10/06/1994 tarihinden 2011 Aralık ayına kadar gece bekçisi ve kaloriferci lojmanında özel görev tahsisli olarak oturduğu, bu döneme ilişkin elektrik, su ve ısınma giderinin davacı kurum tarafından talep edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu ve talebin de kiralananla ilgili olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava, 29/07/2013 tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/12716, K. 2016/231, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama