KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/12965 E., 2016/969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye, birleşen dava ise ihtiyaç nedeniyle tahliye istemlerine ilişkindir. Mahkemece, her iki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin birleşen ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekilinin iki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı ile eski malik arasında 01.04.1995 başlangıç, 31.12.1995 bitim tarihli sözleşme bulunduğunu, davacıların kiralananı 14.09.2007 tarihinde iktisap ettiklerini, davalıya bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtar keşide edildiği belirterek kiralananın tahliyesini istemiş. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kira sözleşmesinin dokuz aylık olduğu, bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu kira sözleşmesi 01.04.1995 başlangıç, 31.12.1995 bitim tarihli olup dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6570 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince sözleşme 01.01.1996 tarihinden itibaren aynı şartlarla birer yıllık sürelerle uzamış, davanın açıldığı tarihe nazaran 01.01.2011 tarihinde sona ermiştir.
Bu durumda 17.01.2011 tarihinde açılan iki haklı ihtara dayanan dava süresinde olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/12965, K. 2016/969, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama