KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/2508 E., 2016/485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/12/2014
- Numarası
- 2013/1435-2014/1588
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kiracı tarafından davalı kiralayan aleyhine taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkidir. Mahkeme kararında davanın reddine karar vermiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2 maddesinde belirtilmiştir.
Buna göre karar (hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar.
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
Olayımıza gelince; davacı kiracı, dava konusu taşınmaza yaptığı 7.196,80 TL imalat bedeli ile apartman yönetimine davalı kiralayan adına ödenen 2136,00 TL mantolama bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş davalı kiralayan ise, davanın reddi gerektiğini aksi halde dahi davacının kira borcu bulunduğunu belirterek takas talebinde bulunmuştur.
Mahkemece kararın gerekçesinde, davacının davalı kiralayana olan kira borcu mahsup edildikten sonra 3.153,56 TL kira borcu kaldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece her bir talep hakkında yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek ayrı ayrı değerlendirme yapılıp infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken davacının alacak talebinin ne kadarının kabul edildiği ve borcundan mahsup edildiği, ne kadar borcu kaldığına işaret edilmeksizin davanın reddine şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/2508, K. 2016/485, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama