KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/2583 E., 2015/5934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2015
- Mahkemesi
- . Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, satış devir bedelinin istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Dava, satış devir bedelinin istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamaktadır. Devir taahhütnamesi başlıklı sözleşme ile davalı ... ...'ın halen kiracı olarak kullanmakta olduğu taşınmazı ,fırına ait tüm eşya ve demirbaşları ile birlikte işletme hakkını da dahil olmak üzere tahliye ederek davacı...'e 1.200.000,00 TL bedelle devretmeyi taahhüt etmiştir.Davacı devralan ,satış devir bedelinin istirdadı amacıyla icra takibi başlatmıştır.Taraflar arasındaki sözleşme kira sözleşmesi değil satış devir sözleşmesidir.Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/2583, K. 2015/5934, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama