KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/3121 E., 2015/5010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/09/2014
- Numarası
- 2014/595-2014/668
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşmiş icra takibine dayalı temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı vekili tarafından, kiracı borçlunun kira borcunu ödemediğinden bahisle 08.04.2014 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalıya gönderilen örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin davalı borçluya ‘’gösterilen adreste devamlı çalışan işte tebligatı almaya reşit ve ehil olan daimi işçi M.. K.. imzasına’’ şerhi ile 10.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı kiralayan, borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine kesinleşen takip nedeniyle 20/06/2014 tarihinde açtığı dava ile İİK 296/a maddesine dayalı tahliye isteminde bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece; borçluya gönderilen örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin 10.01.2014 tarihinde usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle de borçlunun mahkemece yapılan tebligat ile icra dosyasından haberdar olduğunun kabulü ile 30 günlük ödeme süresi beklenilmeden dava açıldığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş ise de; ödeme emri tebliğinin geçerli olup olmadığı ve ödeme emri tebliğ belgesinde bulunması gereken unsurların eksik olması şikayete tabi olup, icra mahkemesine bu iddialara dayalı olarak şikayette bulunulduğuna ilişkin delil sunulmamıştır.
Usulsüz tebligat mahkemece resen nazara alınamayacağından ödeme emrinin 10.04.2014 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; ödeme emri borçluya 10.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 20.06.2014 tarihinde açılmış olduğundan dava süresindedir. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/3121, K. 2015/5010, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama