KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/3989 E., 2016/784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira ve ortak gider alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Olayımızda, davacı tarafından başlatılan icra takibinde talep edilen kira ve aidat alacağı miktarları borçlu tarafından bilinecek durumda ve likit olduğu halde mahkemece yazılı gerekçe ile davacı alacaklının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-)Davalı vekilinin hükmedilen kira alacağına yönelik temyiz itirazına gelince; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takip konusu döneme ait davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek davalının kira alacağı hesaplanmış ise de; 17/09/2013 tarihinde davalı tarafından yapılan 1.100 TL kira ödemesinin, 1.000 TL olduğu esas alınarak alacak miktarının belirlenmesi de doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/3989, K. 2016/784, 10 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama