KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/4030 E., 2015/5634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Mahkemesi
- . Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiracı ile davacı kiraya veren arasında 2001 yılından 2006 yılına kadar aralıklarla düzenlenen sözleşmelerle kira ilişkisinin yürütüldüğünü, ancak bu sözleşmelerde depozito bedelinin 1.500 Alman Markı olarak belirlendiğini ancak davalı kiracının 75.000 USD depozito bedelinin tahsili için davacı kiraya veren hakkında....
İcra Müdürlüğünün 2010/14866 esas sayılı takip dosyasında takip başlattığını, kiraya verenin itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı kiracının açtığı itirazın iptali davasının kabul edilip, Yargıtay'ca onandığını, ancak bu kararın da kesin hüküm oluşturmadığını belirterek depozito bedelinden dolayı davacı kiraya verenin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kiracı davacının iddia ettiği hususların daha önce itirazın iptali davasında tartışıldığını, kiraya verenin itirazının iptaline karar verildiğini, bu kararın kesin hüküm oluşturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. HMK'nın 4. maddesinde '' Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın.
Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler '' düzenlemesiyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde '' Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir.
Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir '' hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/4030, K. 2015/5634, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama