KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/423 E., 2015/10447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/12/2014
- Numarası
- 2013/1539-2014/1597
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı ve hor kullanımla ilgili tamirat süresince yoksun kalınan kira kaybı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; kiralananın tahliyesinden sonra delil tespiti raporuyla belirlenen hor kullanımdan doğan zarar ile hasarın giderim sürecindeki kira kaybının tazminini istemiştir. Davalı hor kullanma bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1/12/1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ve kiralananın tahliye edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananın hor kullanılmasından doğan zararın tazminine ilişkindir. T.B.K.nun 334.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı ne şekilde teslim almış ise kira süresi sonunda o halde geri vermekle yükümlüdür. Kiracı kiralanandan sözleşme gereğince yararlanması söz konusu olduğundan normal kullanma sonucu meydana gelen eskimeden sorumlu tutulamaz. Bu yasal düzenleme karşısında davacı kiralayan kiracının normal kullanımından meydana gelen hasarlardan dolayı tazminat isteminde bulunamaz. Ancak normal kullanım dışında hor kullanmadan doğan hasar bedelini isteyebilir.
Mahkemece yerinde keşif yapılarak rapor alınmış ise de bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bilirkişi raporunda normal kullanım, hor kullanım ayrımı yapmamıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda yapılacak tadilatlardan yıpranma payını düşmesine rağmen ne oranda düştüğü belirtilmemiştir. Bu nedenle yeniden denetime elverişli rapor alınarak zararın normal kullanımdan mı yoksa hor kullanımdan mı doğduğu belirlendikten sonra davalının normal kullanımdan doğan zararlardan sorumlu tutulmaksızın, hor kullanım sonucu oluşan zararlardan sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/423, K. 2015/10447, 26 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama