KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/4365 E., 2015/5530 K.·Tahliye Talepli Ödeme Emri Ödeme Süresinin Ödeme Emrinde Açıkca Yazmaması Kiracının Temerrüdü
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2015
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 269
TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 315
"İçtihat Metni"İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinin süresinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, itirazın süresinde olmaması nedeniyle itirazın kaldırılması isteminin reddine, tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi üzerine karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
İİK.nun 269/b-4 maddesi hükmü gereğince borçluya gönderilen ihtarlı ödeme emri TBK.nun 315.maddesinde yazılı ihtar yerine geçer. Türk Borçlar Kanunun 315. maddesinde konut ve çatılı işyeri kiralarında temerrüt ihtarında verilecek süre 30 gün olarak öngörülmüştür.
Davacının dayandığı İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2014/20934 E. sayılı takip dosyasından davalı borçluya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde 30/7 günlük ödeme ve itiraz sürelerinin metin kısmında yazılmadığı, matbu olarak düzenlenen ödeme emrinde A ve B harfli dipnotta yazılı olduğu görülmüştür.
İİK nun 269/1. maddesi yollaması ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanununun 315. maddesinde yer alan yasal otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, dipnotta yazılı olması ödeme emrinin yasaya uygun şekilde düzenlendiği anlamına gelmez. Yasal koşulları içermeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağından bu ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemez.
Bu nedenle istemin reddine karar vermek gerekirken, tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/4365, K. 2015/5530, 4 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama