KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/4779 E., 2015/6078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2015
- Mahkemesi
- . Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılığın tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kiracılığın tespiti davalarında bir yıllık kira bedeli üzerinden harç alınması gerektiği, Harçlar Kanunu 28. maddesinde ise alınması gereken harcın dörtte birinin peşin alınacağı ve kalanın ise kararın verilmesinden itibaren iki ay içerisinde ödeneceği, 32.maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı ve 30. maddesinde ise muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğunun anlaşılması halinde yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Olayımıza gelince; Davacılar dava dilekçesinde davalı belediyeden kiraladıkları taşınmazlardan tahliyelerinin istendiğinden bahisle kiracılığın tespitini istemişlerdir. Dava nispi harca tabi olmasına rağmen dava değeri gösterilmeden maktu harç yatırılarak davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece bu husus üzerinde durulup dava tarihi itibarı ile davacıların ödedikleri yıllık kira bedeli tespit edilerek, bu değer üzerinden yukarıdaki esaslara göre harcın tamamlattırılarak, ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi doğru olmadığı gibi, hükümde nisbi harca hükmedilmesi gerekirken Harçlar Kanunu 17. maddesine aykırı olarak maktu harca hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Kabule göre de; Davacıların, davalı belediyenin ayrı ayrı kiracıları olması nedeniyle davacılar arasında zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından dosyaların tefrik edilerek ayrı ayrı görülmesi gerektiği hususunun düşünülmemesi doğru olmadığı gibi kiracı Remzi Yıldırım'ın mirasçılık belgesinin ilgililerden temin edilerek davanın tüm mirasçılar tarafından açılıp açılmadığı belirlenmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/4779, K. 2015/6078, 17 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama