KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/5594 E., 2016/1337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tazminat
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.752,66 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kiracı ...' in tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının faize yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı, dava dilekçesinde, davalının tarlayı sözleşmeye aykırı olarak teslim etmesi nedeniyle 15.6.2011 tarihli ek sözleşme uyarınca 10.000 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkemece faiz istemi yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Faiz istemi yönünden bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
3-Davalı kefil ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Hükme esas alınan 15.06.2011tarihli ek sözleşmeyi davalı ... adi kefil olarak imzalamıştır. Adi kefilin sorumluluğunu düzenleyen TBK.nun 585.md (B.K.nun 486.maddesi) uyarınca borçlunun borcundan kefilin sorumlu tutulabilmesi için borçlunun iflas etmesi veya hakkındaki icra takibinin semeresiz kalmış olması gerekir. Asıl borçlu kiracı hakkında takip işlemi yapılıp, icra takibi semeresiz kalmadan doğrudan doğruya adi kefil hakkında dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kefil hakkındaki istemin reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün adı geçen davalı yönünden bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/5594, K. 2016/1337, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama