KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/7188 E., 2015/10560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İznik Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/03/2015
- Numarası
- 2013/275-2015/202
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının 316 TL üzerinden itirazının iptaline, bu miktar üzerinden tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 01.11.2009 tarihli, bir yıl süreli, aylık 2.000 TL bedelli kira sözleşmesine dayanarak 26.12.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 yılı Şubat ayı ile 2011 yılı Aralık ayları arası eksik ödenen kira bedeli toplamı 44.120 TL' nin tahsilini istemiştir.
Davalı itirazında ve savunmasında yine 01.11.2009 tarihli başka bir kira sözleşmesi sunarak bu kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 220 TL olduğunu, bu miktar üzerinden takibe konu ayların kira bedellerini ödediğini, davacının, davalı tarafından kendisine bırakılan boş sözleşmeyi doldurarak takibe koyduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece aylık kira bedelinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacının muvazaalı sözleşmenin aksine delil getiremediği gerekçesiyle aylık 220 TL bedelli sözleşmedeki kira bedeli dikkate alınarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 316 TL üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aynı taşınmaz için düzenlenmiş 01/11/2009 başlangıç tarihli, aylık 2.000,00 TL ve aynı tarihli, aylık 220,00 TL bedelli sözleşmelerden hangisine itibar edileceği noktasındadır. Davacı takipte aylık 2.000 TL bedelli sözleşmeye dayanmış, davalı tarafından sunulan sözleşmedeki imzasını inkar etmemekle birlikte bu sözleşmenin stopaj için düzenlendiğini bildirmektedir.
Davalı kiracı aynı tarihli ve 220 TL bedelli yeni bir kira sözleşmesi sunmuş ise de takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmemekte ve fakat sözleşmenin davacıya boş olarak verildiğini davalı tarafından sonradan doldurulduğunu savunmaktadır.
Boş sözleşmeye imza atanın sonradan bunun sözleşmeye aykırı doldurulduğuna ilişkin beyanına itibar edilemeyeceği gibi bundan ayrı davalının sunduğu ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh de bulunmamaktadır. Öte yandan ilk sözleşmenin yapılmasından sonra aylık kira parasının fahiş oranda 2.000,00 TL den 220,00 TL ye indirilmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır.
Tüm bu var olan durum karşısında davalının dayandığı kira sözleşmesinin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir nedenle düzenlendiği ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları da takibe konu dönemde kiralananın aylık kira bedelinin 220 TL olamayacağını doğrulamaktadır. Bu durumda takipte dayanılan aylık kirası 2.000 TL olan yüksek bedelli kira sözleşmesine değer verilmesi gerekir.
Uyuşmazlığın 01/11/2009 başlangıç tarihli ve aylık 2.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken muvazaalı kira sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7188, K. 2015/10560, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama