KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/7516 E., 2015/9312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/05/2015
- Numarası
- 2013/622-2015/353
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. M.. Ç.. ve davacı vekili Av. O. K. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 54.000 USD asıl alacak ve 9.522,55 USD işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanununun 2nci fıkrası gereğince, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkâr tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve alacağın bir an önce tahsiline engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.
Olayımızda, takip konusu kira alacağı belli ve davalı borçlu tarafından hesaplanmak suretiyle bilinebilir nitelikte olup, mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde takip talebinde hangi aylar kira bedelinin istendiği açık bir şekilde gösterilmediği gerekçesiyle bu konudaki istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7516, K. 2015/9312, 3 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama