KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/7541 E., 2015/10780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/04/2015
- Numarası
- 2015/242-2015/13
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiralama sözleşmesi gereğince verilen 73.160 USD cayma tazminatının sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılarak sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı K. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. Maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda Hakim, kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadın hüküm verilememesi, Anayasanın 36. Maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin, doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C.
Anayasa'nın 36. Maddesi ile 6100 sayılı HMK.nun 27. Maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Olayda temyiz eden davalı vekili temyiz dilekçesinde uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığını, uyuşmazlığın kaynağının cayma tazminatı ve hizmet bedeli sözleşmesi olduğunu ileri sürmekle mahkemenin görevinin belirlenmesi yargılamayı gerektiren çekişmeli bir hale gelmiştir. Bu nedenlerle, mahkemece davalıya usulun uygun duruşma günü tebliğ edilip savunma hakkı tanınmadan duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde görevsizlik karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7541, K. 2015/10780, 7 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama