KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/7738 E., 2015/11222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/02/2015
- Numarası
- 2014/890-2015/164
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için girişilen takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, alacağa ilişkin uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine, tahliye gerçekleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından alacağa yönelik temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 02.09.2014 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istemli icra takibi ile 03.04.2005 tarihli sözleşmeye dayanarak, aylık 420,-TL den Nisan/2013 ile Ağustos/2014 arası toplam 7.140-TL asıl alacak ile 475,97-TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiş, davalı borçlu takibe itiraz dilekçesinde; kira miktarını ve kira farkı alacağını kabul etmediğini, kira alacağının sözlü anlaşmaya göre 280,-TL olup düzenli olarak ödenmekte olduğunu, beyan etmiştir.
Davalı borçlu itirazında, icra takibinde dayanılan sözleşmeyi açık ve kesin olarak reddetmemiş sadece kira bedeline itiraz etmiştir. Davalı borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 269/2 maddesi hükmüne göre borçlu itirazında sözleşmeyi ve sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu takibe itirazlarında açıkça ve ayrıca sözleşmeye karşı çıkmadığına göre kira ilişkisi kesinleşmiştir.
Uyuşmazlıkta yargılamayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Alacaklı davacının, itiraz üzerine icra takibinde dayandığı sözleşmeye istinaden itirazın kaldırılmasını istemesinde bir usulsüzlük yoktur. Bu itibarla mahkemece, işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7738, K. 2015/11222, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama