KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/8224 E., 2016/926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece kiracı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 74.200,00 TL asıl alacak ve 1.428,57 TL işlemiş faize ilişkin itirazın kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı kiracının dava konusu taşınmazdan tahliyesine, kefil ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...’ın 10.02.2013 tarihli kira sözleşmesine istinaden müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, diğer davalı ...’ın ise müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, davalı tarafça kira bedellerinin ödenmemesi üzerine takip başlattıklarını, borçlu tarafın borcun tamamına itirazı ile takibin durduğunu, ancak borçluların 30 günlük yasal süre içerisinde kira borcunu ödemediğini ileri sürerek davalıların itirazının kaldırılmasına ve davalı kiracının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde, bu takip ile henüz günü gelmemiş kira bedellerinin de talep edildiğini, kira ödemelerinin büyük bir kısmının banka aracılığıyla ödendiğini, ancak davacı-kiralayanın kendisine ve avukatına elden yapılan ödemeler de olduğunu, bu elden ödemeleri tanıkla ispat edebileceklerini, bu hususta davacının avukatı Necla Şanlı’dan elden alınmış bir belge de olduğunu, ayrıca yeni TBK’u ile sonraki kira bedellerinin muaccel olması şeklindeki anlaşmaların geçersiz kılındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş ve dosyaya “tediye makbuzu” isimli makbuzlar sunulmuştur.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı tarafça dosyaya ödeme yapıldığına dair “tediye makbuzu” adı altında belgeler sunulmuştur.Belgelerde tediye edilen ... (davacı) olarak yazılmakla birlikte, ödemelerin kira borcuna karşılık verildiğine dair herhangi bir ibare bulunmamaktadır.
Bilirkişi tarafından bu tediye makbuzları da ödeme belgesi olarak kabul edilerek hesaplama yapılmış ve sonuç olarak davacı alacaklının bakiye kira alacağının 74.200,00 TL olduğu, işlemiş faiz toplamının ise 1.428,57 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, borçlunun tacir olduğu, taşınmazın da dükkân olarak kiralandığı anlaşılmakla muacceliyet şartının geçerli olduğu, bilirkişi raporunda yasal süre sonu itibariyle yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının 74.200,00 TL kira alacağı ve 1.428,57 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda bu miktarlar üzerinden davalı kiracının itirazının kaldırılmasına, temerrüt sabit olmakla davalı kiracının takibe konu kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Oysaki davalı kiracı tarafından ibraz edilen “tediye makbuzu” adlı belgelerde ödemenin kira karşılığı yapıldığı açıklanmadığından, kira karşılığı olarak ödendiği kabul edilemez. Mahkemece kira açıklaması bulunmayan tediye makbuzundaki miktarların kira ödemesi olarak kabul edilip, asıl alacaktan mahsup edilmesi doğru görülmediğinden ve alacağın tediye makbuzundaki miktarlar dışlanarak tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8224, K. 2016/926, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama