KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/8537 E., 2016/1379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; Davalı ile 15.09.2010 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, aylık kira bedeli 600 TL olan taşınmazı (Mobilya Mağazası) olarak kullanılmak üzere kira sözleşmesi ile kiraya verdiğini 2012 yılının 3-4-5-6 ve 7. Aylarına ait ödenmeyen toplam 3000 TL kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, haksız ve yersiz yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, kira sözleşmesinin ... adına imzalandığını, aktif husumetin oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu edilen 15.09.2010 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi incelendiğinde, kiraya verenin ... adına ..., kiracının ... olduğu sözleşmenin adı geçenler tarafından imzalandığı, davaya dayanak yapılan 16.07.2013... 4.İcra Müdürlüğü’nün 2013/5197esas sayılı icra takibinin ... tarafından bizzat başlatıldığı, itirazın iptali davasının da ... tarafından kendi adına açıldığı anlaşılmaktadır.
Kira sözleşmesinin tarafı ... olup ... ... adına hareket ederek temsil yetkisine göre sözleşmeyi imzalamıştır. Buna göre kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın da temsil edilen ... yönünden hukuki sonuç doğuracağı açıktır. ... adına hareket ettiği anlaşılan ...’in şahsen icra takibi başlatarak itirazın iptali davasını açmış olmasında aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8537, K. 2016/1379, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama