KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2015/8629 E., 2016/1769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması-Tahliye
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 05.02.2014 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istemli icra takibinde; 2013 yılı Kasım ayı ila 2014 yılı Şubat ayı arası toplam 3.520 TL kira parası ile 9.600 TL muacceliyet koşulu uyarınca muaccel hale gelen kira paraları ve 136,50 TL damga vergisi bedelinin tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri davalı borçlulara 13.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlular yasal süredeki itirazlarında borca itiraz ederek, takip alacaklısına 2.720 TL borçlarının bulunduğunu, bunun dışında borcu olmadığını bildirmişlerdir. Mahkemece, itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı kiracı ...’nun temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı müşterek müteselsil kefil ...'ın temyizine gelince;
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.12.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşme kiraya veren davacı ... ile kiracı ... arasında akdedilmiş, diğer davalı ... tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalanmıştır. Sözleşme tarihine göre uygulanması gereken ve kefalette şekil şartını düzenleyen TBK 583. md. (BK.
484. md.) hükmüne göre kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet geçerli olamaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Sözleşmede, davalı kefil ile ilgili azami sorumluluk miktarı ve kefalet tarihi kendi el yazısıyla belirtilmediğinden kefalet sözleşmesi şekil şartına uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen davalı müşterek müteselsil kefil hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8629, K. 2016/1769, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama