KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2016/3895 E., 2016/4962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, kiralananı 27.7.2015 tarihinde kendi konut ihtiyacı nedeniyle satın aldığını belirterek davalı kiracının tahliyesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, ihtiyacın samimi olmadığını, davacının birden fazla konutunun bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir.
Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki kiraya konu olan yerin çatılı yer olduğu ancak taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, mecuru kendi ihtiyacı için 27.07.2015 tarihinde satın aldığını belirterek tahliye istemli eldeki davayı 03.08.2015 tarihinde açmıştır. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ile kira süresi tespit edilerek davanın süresinde açılıp açılmadığı değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde açıklanan hususlar tartışılmadan işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/3895, K. 2016/4962, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama