KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2016/4287 E., 2016/3819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin emekli olup iki çocuğunun da ayakkabı mağazasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, çocukları ile birlikte dava konusu dükkanda ayakkabı mağazası açmak istediğini belirterek kiraya verilen yerin işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, davacının birçok taşınmazı olduğunu ayrıca kiralananla ilgili kira bedelinin tespitine yönelik dava açıldığı bu sebeple ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını savunmuştur. Mahkemece davacının uzun süredir çalışmadığı ve çocuklarının da maaşlı olarak çalıştıkları ve kiralananla ilgili kira bedelinin tespiti davası açıldığı bu sebeple ihtiyaç iddiasının samimi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 01.01.2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava 21.01.2014 tarihinde süresinde açılmıştır. Dosya arasındaki belgelerden ihtiyaçlı davacının emekli olduğu iki çocuğunun da ayakkabı satışı yapan bir işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştıkları anlaşılmaktadır. Davacının uzun süredir çalışmaması davaya konu yeri işyeri olarak işletmesine engel değildir.
Davacının çocuklarının, çalıştıkları yerden ayrılıp kendi işlerini kurmak istemeleri en tabi hakları olup başkalarının yanında çalışmaya devam etmeleri beklenemez. Öte yandan kiralanan tahliye edilinceye kadar kira bedelinin rayiç miktarlara yükseltilmesinin istenmesi kiralayanın yasal hakkı olup böyle bir dava açılmış olması da tek başına işyeri ihtiyacının samimi
olmadığını göstermez. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları ihtiyaçlının ayakkabı satış dükkanı açmak istediğini halen dava konusu taşınmazın tahliyesini beklediğini beyan etmişlerdir. Davacının ihtiyaç iddiası tanık beyanları ile de kanıtlanmıştır. Dosyada mevcut deliller karşısında işyeri ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/4287, K. 2016/3819, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama