KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2016/5095 E., 2016/4510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar 02/03/2015 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatmış oldukları icra takip talepnamesinde, 05/08/2014 tarihli yazılı tahliye taahhütnamesine dayanmışlardır. İcra müdürlüğünce düzenlenen 10/03/2015 günlü 3600 TL kira alacağının tahsili için 13 örnek nolu, otuz gün süreli ödeme emri 17/03/2015 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı itiraz süresi geçtikten sonra 26/03/2015 tarihinde icra takibine kira borcunun bulunmadığından bahisle itiraz etmiş, davacılar takibe yapılan itirazın haksız olduğu iddasıyla itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece takip talepnamesine dayanak yapılan Sivas 2. Noterliğince 05/08/2014 tarihinde tanzim edilen ve 01/02/2015 tarihinde kiralananı boşatma vaadini içeren taahhütnamenin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan nitelendirmede davanın, yazılı taahhüde dayalı olarak başlatılan tahliye istekli icra takibi olduğu kabul edildiğinden davacıların icra takibi başlatmaları üzerine, İcra Dairesi tarafından İ.İ.K'nun 272 ve 273. maddeleri gereğince, yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi durumunda düzenlenmesi gerekli kiralananın 15 gün içerisinde tahliye ve teslimine ilişkin 14 nolu örnek tahliye emrinin davalıya tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda davalıya tahliye emri gönderilmeden tahliye isteyemeyeceğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/5095, K. 2016/4510, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama