KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2016/6044 E., 2016/6705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2016
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, akaryakıt istasyonu niteliğindeki taşınmazı davalıdan 13/11/2008 tarihli kira sözleşmesi ile 32 yıllığına kiraladığını, taşınmazı kiraladıktan sonra akaryakıt dağıtım firmaları ile bayilik sözleşmesi yapmak üzere görüşmelere başladığını, sözleşmenin tapuya şerh ettirilmesi için müracaat ettiğinde söz konusu taşınmazın isimli firmaya kiralandığının öğrenildiğini, bu nedenle davalının müvekkilinin uğradığı tüm zararlarını tazminle yükümlü olduğunu, müvekkilinin taşınmazı işletmiş olsaydı aylık ortalama kârının 15.000 TL olacağını,
13/11/2008 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar geçen kâr kaybının 420.000 TL olduğunu, yine sözleşme gereğince bayilik için anlaşacağı dağıtım firmasından satış taahhüdüne bağlı olarak alacağı peşin satış primi niteliğindeki intifa ivaz bedeli,
hibe ve gayri maddi haklar bedeli olarak da her bir 5 yıl için asgari 500.000 TL alacabileceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin 420.000 TL gelir kaybı için şimdilik 10.000 TL ile bayilik sözleşmesi ile elde edeceği bedel için 500.000 TL zararının şimdilik 10.000 TL'si olmak üzere toplam 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının gelir kaybı isteminin kabulüne, diğer istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin hükmedilen gelir kaybına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak yapılan 13/11/2008 düzenleme tarihli, 32 yıl süreli kira sözleşmesi ile akaryakıt istasyonu niteliğindeki taşınmaz davacıya kiralanmıştır. Kiralananın davacı kiracıya teslim edilmeyerek 3. bir kişiye kiraya verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiraya veren kiralananı davacıya teslim etmeyerek TBK.nun 301. Maddesinde düzenlenen kiralanan kullanıma hazır halde teslim etme
./..
yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu durumda kiracı kusursuz olduğunu kanıtlayamayan kiraya veren davalıdan kâr kaybı zararı adı altında bir miktar paranın kendisine ödenmesini isteyebilir. Ancak mahkemece kâr kaybı hesabı yapılırken davacı kiracının dava konusu kiralanan ile aynı vasıf ve özelliklere sahip başka bir taşınmazı aynı şartlarda ne kadar sürede kiralayabileceği bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu süre ile sınırlı olarak kâr kaybı alacağına hükmedilmesi gerekirken kira süresi sonuna kadar olan kâr mahrumiyetinin hesaplandığı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/6044, K. 2016/6705, 15 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama