KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2021/198 E., 2021/2489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl dava, eser sözleşmesi kapsamında doğan alacağın temlikinin iptâli ve haksız temlik nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olup şimdilik 10.000,00 TL talep ve dava edilmiştir. Birleşen dava ise ek dava niteliğinde olup şimdilik 9.000,00 TL talep edilmiştir. Mahkemece (asıl ve birleşen) davanın kabulüne dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- HMK'nin 297/2. maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine HMK 389 madde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda mahkemece 30/01/2018 tarihli kısa kararda “Davanın, davalı ... yönünden kabulü ile.
10.000,00 TL.nin (talep aşılamayacağından) 06/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiş, gerekçeli kararda ise birleşen dava hakkında da kabul kararı verildiği karara eklenerek hem kısa karar gerekçeli karar uyumsuzluğu yaratılmış, hem de, birleşen davada talep edilen 9.000,00 TL bakımından hüküm tesis edilmemiştir.
Oysa az yukarıda da belirtildiği gibi aynı mahkemede birleştirilmiş olsalar dahi açılan davaların herbiri ayrı bir dava olup, bağımsız niteliklerini koruyacağından nihai kararda asıl ve birleşen davada mahsuplaşma yapılmaksızın ayrı ayrı hüküm kurulması, taraflara yüklenen hak ve borçlar, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ayrı sıra numarası altında ayrı ayrı karar verilmesi gerekir.
Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı HMK'nin 297/2. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir. 2- Bozma nedenine göre davacının esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/198, K. 2021/2489, 22 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama