İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/2892 K.2022/528

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2021/2892Karar2022/528Tarih3 Şubat 2022Okuma6 dk · 1.263 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2021/2892 E., 2022/528 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2022
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.263 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili; ...

Merkez 2 no.lu ... mahallesi 2 pafta, 1470 ada, 4 parselde kayıtlı taşınmazın 5/5922 payına malik davalı kooperatifin kurucu üyelerinden birisi olarak sonradan maliki olduğu payları 2 oğluna geçirdiğini ve onları da kooperatife üye yaptığını, kooperatifi ... oğlu ...'la birlikte kurduklarını, kardeşi İbrahim’in de 3 çocuğunu üye yaptığını, ödemeleri de eşit olarak yaptıklarını ancak müvekkillere verilen 3 dairenin 2'si 5. katta birinin ise 1. katta olduğunu, bu gelişi güzel keyfi hukuksal bakımdan geçersiz, kabul edilemez paylaşımın eşitlik, nimet,

külfet ilkelerine açık biçimde aykırılığı bir yana konuya ilişkin kooperatif hukuku kurallarına da açık biçimde aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilin pay durumu ile mali yükümlülüklerine denk gelecek bağımsız bölümlerin öncelikle aynen verilmesini, olmazsa parasal değerlerinin saptanmasıyla dava hakları saklı tutularak şimdilik 15.000,00 TL'lik ödence alacağının ticari avans faiziyle alınmasını talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili; aralarındaki güçlü dostluk ve akrabalık bağı itibarı ile gerçek hisse oranının bu şekilde olmamasına rağmen, birbirlerine duyulan güven ve samimiyet dolayısı ile hisse paylaşımı resmiyette bu haliyle gösterildiğini, gerçek ve fiili paylaşımda ise davalılardan ...'ın şirketin %45'ine, ... ise %45'ine ve davacılardan ...'ın ise %10'una sahip olduğunu ifade ederek davacılar ile davalılar arasında kooperatif harici şirket ortaklığı bulunmakta olduğunu, bu ortaklıktaki pay oranlarının kooperatifteki boş olan üyeliklerin dağılımında esas alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davalı kooperatifin 21/06/2013 tarihinde resen ticaret sicilinden terkin edildiği, TTK Geçici 7/15 maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan artık bu dava için ihyasının mümkün olmadığı, yani davalı kooperatifin taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

1- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. madde hükmü yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir” hükmünü içermektedir.

Buna göre mahkemece dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında açıklandığı şekilde, davacı tarafa ek tasfiye işlemlerinin yapılması üzerine tekrar ihya davası açması için süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak kooperatifin yeniden tesciline karar verilmediği gibi artık görülmekte olan dava için ihyasının mümkün olmadığı yani davalı kooperatifin taraf ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekillinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı ... vekillinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 03.02.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kooperatifin üst üste üç genel kurulunu yapmadığından dağılmış sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26.03.2014 tarih ve 2008/119 esas, 2012/250 karar sayılı ilamı ile kararın bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyulmuş, davalı kooperatifin 21.06.2013 tarihinde sicilden terkin edilmesi ve aynı mahkemenin 2017/462 esas sayılı dosyası üzerinden kooperatifin başka bir dosya ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi nedeniyle kooperatifin ihyası için davacılara kesin süre verilmiş, davacıların ihya konusunda açmış oldukları davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi üzerine açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Davalı kooperatifin sicil kaydına bakıldığında TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. TTK’nın geçici 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, 01/07/2015 Tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Maddenin açık hükmü gereğince, bu maddede belirtilen hallerin bulunması halinde tasfiye ve ticaret sicilinden terkin bu madde hükmüne göre yapılacaktır. Bir başka değişle, bu maddede belirtilen hallerin bulunması halinde, bu kanun veya başka kanunun tasfiyeye ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır.

TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası gereğince de, ticaret sicilinden terkin edilen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ve hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden başlayarak beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, niteliği gereği mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.

Davya konu olayda davalı kooperatifin ticaret sicilinden TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silindiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda tasfiyesi de bu maddeye göre yapılacaktır. Yine bu madde gereğince ihya davasının da bu maddeye göre 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir. Davalı kooperatif 21. 06. 2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş olup, ihyaya ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/245 esas sayılı dosyasına konu davanın 21.06.2019 tarihinde açıldığı, 5 yıllık yasal sürenin dolduğu ve mahkemece de bu gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarda belirtilen yasal durum dikkate alındığında ihya davasının reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaktadır.

Diğer yönden davacı kooperatifin ihyasına ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/245 esas sayılı dosyası temyiz edilmeksizin 01.07. 2020 tarihinde kesinleşmiştir.

Davya konu yargılama sırasında davalı kooperatifin terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine ihyası için davacılara 23.05.2019 tarihli celsede 1 aylık kesin süre verilmiş, davacılarca ihyaya ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/245 esas sayılı dosyasına konu davanın açılması üzerine bu dosya bekletici mesele yapılmış, bekletici mesele yapılan dosyada ihya talebinin reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine zorunlu olarak dava şartı yokluğundan bu davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yapması gereken taraflardan birisinin sicil kaydından terkin edildiğinde ihyası için süre vermektir. Mahkeme de bu süreyi 23.05.2019 tarihli celsede vermiş ve dosyanın neticelenmesini de beklemiştir. Beklenilen dosyada verilen kararın isabetli olmadığı düşünülse dahi bekleyen mahkemenin bu dosyada yapacağı bir şey bulunmamaktadır. İhya dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu düşünen tarafların yapması gereken karara karşı kanun yoluna gitmek olmalıdır. Tarafların kanun yoluna gitmediği hususta, bekletici mesele yapan mahkemenin kesinleşen kararı göz ardı ederek bir de TTK’nın 547. maddesine göre ihya talep etseydiniz deme hak ve yetkisi bulunmamaktadır.

Diğer yönden davalı kooperatifin ihyasına ihtiyaç duyulunca davacılara ihya hususunda dava açmaları konusunda kesin süre verilmiştir. Bu ara kararda da usul ve yasaya aykırılık yoktur. Zira mahkemenin tarafsızlığı gereği dava dilekçesi yazar gibi ara karar kurarak taraflara yol göstermesi de mümkün değildir.

Yukarıda belirtilen kanuni düzenleme gereği TTK’nın 547. maddesinin uygulanması mümkün olmamasına karşın bir an için tersi düşünülse dahi davacıların bu durumu açmış oldukları ihya davasında dile getirmeleri gerekirdi. Davacıların açmış oldukları ihya davasında diye getirmedikleri ve verilen kararı kabul ederek kanun yoluna dahi başvurmadıkları bir dava sebebinin bekletici mesele yapan mahkeme tarafından ileri sürülmesinin kabulü bizim Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre mümkün değildir.

Yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeye uymadığı gibi bu dosyanın yargılaması sınarında, ihya davasının yargılamasında dile getirilmeyen ve bu dosyada temyiz nedeni de yapılmayan bir meselenin bozma nedeni yapılması usulen mümkün değildir. Zira olayda resen dikkate alınacak kamu düzenine aykırı bir durum bulunmadığı gibi aksinin kabulü hem hâkimin tarafsızlığını ortadan kaldıracaktır hem de usul hukukunun temel ilkelerinin hiçe sayılması olacaktır. Hâkim, HMK’nın 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarruf ilkesi, taleple bağlılık ilkesi ve taraflarca getirilme ilkesine bağlı olarak yargılamayı yürütmekle yükümlüdür.

Tüm bu hususular dikkate alınarak usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncemle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2892, K. 2022/528, 3 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Muhalefet Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2892
Karar No
2022/528
Tarih
3 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2898 K.2022/458
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/2900 K.2022/901
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2901 K.2022/1394
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/2909 K.2022/2605
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2915 K.2022/1408
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/2918 K.2022/995

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.