İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3161 K.2022/306

Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, birleşen davada itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl davada davacı-birleşen…

Esas2021/3161Karar2022/306Tarih27 Ocak 2022Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2021/3161 E., 2022/306 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ocak 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, birleşen davada itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müvekkili hakkında Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2015/1950 Esas sayılı dosyasında 15.05.2013 tanzim, 24.12.2013 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli 3 adet bonoya istinaden, davalı ...'in de Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2015/1951 Esas sayılı dosyasında 10.01.2012 tanzim, 15.06.2012 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli 1 adet bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yaptıklarını, her iki takibin toplam asıl alacak miktarının 200.000,00 TL olduğunu, takibe konu senetlerin teminat senetleri olduğunu ve daire teslimlerin güvencesi için verildiğini belirterek, takibe konu teminat senetleri nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalının sözlü olarak arsa karşılığında daire alınacağı hususunda anlaştıklarını, davacının mülkiyeti davalıya devrettiğini, bunun karşılığında da takip konusu bonoyu aldığını, dairelerin 2014 yılı sonunda teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, ancak bu edimin yerine getirilmemesi nedeniyle bonoların haklı olarak takibe konulduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından bonoların teminat bonosu olarak kabul edilemeyeceğini, senedin arkasındaki ibarenin de bu bonoların teminat bonosu olduğunu göstermeyeceğini, bononun sebepten mücerret olduğunu, davalının halen daireleri teslim etmediğini, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalılar ile dava dışı ...... Ltd. Şti. arasında sözlü olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmede teslim edilecek dairelerin güvencesi olmak üzere takibe konu bonoların düzenlendiği, 2 adet dairenin karşılığı olmak üzere toplam: 300.000,00 TL'den 6 adet bono verildiği, bu bonoların üzerine daire karşılığı olduğu hususunda şerh verildiği hususunun davacı ve davalı taraf tanıkları, müşterek tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olmasına rağmen güvence bedeli olarak verilen bonoların takibe konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davada menfi tespit talebinin kabulüne, birleşen davada ise itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl dosya davalıları ve birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2017/3963 Esas - 2019/ 597 Karar ve 05.02.2019 günlü kararı ile, asıl davada davalıların tanık dinlenmesine muvafakatleri olmadığı halde dinlenilen davacı tanıklarına dayanarak davanın kabul edilmesinin doğru olmadığı, davacının iddialarını kanuni delillerle ispat etmesi gerektiği, birleşen davada ise takibe dayanak bonoda keşideci imzası bulunmayıp, bu şekilde davacının davalıdan alacaklı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davada davacının, Yargıtay bozma ilamı uyarınca davalı tarafın tanık dinlenmesine muvafakat etmemesi nedeni ile tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, teminat senedi olduğuna yönelik iddialarının yazılı delille ispat edilememesi nedeni ile asıl davanın reddine, birleşen davanın da mahkemece verilen ilk ret hükmünün yerinde görülüp yalnızca gerekçe yönünden bozulduğundan birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.

Karar, asıl dava davacısı tarafından temyiz edilmiştir.

Davaya konu senetler, kesin delil olup, kesin delile karşı kesin delille ispat zorunluluğu bulunmaktadır. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve kesin delilin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler takdiri delille ispat olunamaz ve ancak kesin delille ispat edilebilir. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar, ikrar, senet, yemin ve kesin hükümdür.

Yargılama usulü bakımından ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasmınca ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunun bildirilmiş olması demektir.

Davada bir tarafça ileri sürülen bir vakıa iddiasının, mahkeme önünde karşı taraf ya da vekili tarafından ikrar edilmesiyle artık o vakıa, taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez. (HMK 188/1.m) İspatın gerekmediği bir halde ise, delilden söz edilemez. İkrar, tek taraflı bir usûlî işlem olarak, delil ikame faaliyetini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir taraf beyanıdır.

Mahkeme içi ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi; bir dilekçe veya layiha ile de vakıa ikrar edilebilir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir. Önemle vurgulanmalıdır ki; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder (Prof.

Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı baskı, İstanbul 2001, C:2, s:2045 ). Bununla birlikte ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir (Kuru, s. 2047). Dolayısıyla hukuk davasında iddia edilen veya savunulan bir vakıanın ceza davası sırasında hukuk davasının taraflarınca kabul edilmesi yönündeki beyanları, hukuk davası için HMK’nın 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar niteliğindedir.

Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlığımız bakımından değerlendirdiğimizde, davacı davaya konu senetlerin teminat olarak verildiğini göstermek için senetlerin arka yüzüne “bu senet 2/6 daire karşılığında verilmiştir” ibaresinin yazıldığını, ancak davalıların senet aslına zarar vermeyecek şekilde bu kısmı yırttıklarını iddia etmiş, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/457 Esas sayılı dava dosyasında ...

Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda da, asıl davaya konu senetler dahil “ödeyecek” ibarelerinin sol tarafındaki dikey kenar hattı boyunca senetlerin kesilmiş olduğu belirtilmiş, davalılar cevap dilekçelerinde de senet arkasında yazılı olan ibareyi kabul etmişlerdir.

Davalılar ceza davasında, sanık olarak verdikleri ifadelerinde, o dosyada müşteki ... ile sözlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması konusunda anlaştıklarını, arsayı devrettiklerini, karşılığında 2 daire alacaklarını, teminat olarak da ... tarafından düzenlenen altı adet her biri 50.000,00 TL değerinde senet aldıklarını, ancak 1 yıl sonra arsaya gidip baktıklarında hiçbir faaliyetin olmadığını gördüklerinde senetleri takibe koyduklarını belirtmişler, aynı şekilde davaya cevap dilekçelerinde de benzer beyanlarda bulunarak takibe konu senetlerin teminat senedi olarak verildiğini ikrar etmişlerdir.

İş bu durumda davalıların ceza mahkemesi ve davaya cevap dilekçelerindeki beyanları mahkeme içi ikrar mahiyetinde olup, mahkemece takibe konu senetlerin teminat olarak verildiğinin kabulü ile menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl davada davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...'ya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 27.01.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3161, K. 2022/306, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3161
Karar No
2022/306
Tarih
27 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3162 K.2022/84
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/3163 K.2022/1055
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3164 K.2022/307
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3164 K.2022/519
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3166 K.2022/282
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3169 K.2022/293

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.